İçinde bulunduğumuz `Otantik Müzik` döneminde bir çok kişi Bach`ın müziğini modern piyano ile yorumlamanın ölümcül bir günah olduğunu düşünüyor.Bunun yanında, Bach`ın klavye eserlerinin hakkıyla ancak piyanoda yorumlanabileceğine `yemin eden` bir grup daha var. Şu kesin ki, bu tartışma hiç bitmeyecek. Ancak `Otantik Müzik` yapan ve yapmayan müzisyenler bu konuda kesin karara varmak yerine, yanyana dostluk içerisinde müzik yapılmasına izin veremezler mi acaba?
`Otantik Yorum`a büyük saygı duyuyorum. Ancak şunu itiraf etmeliyim ki, beni şu ana kadar en çok etkileyen performanslar Casals, Fischer, Horszowski, Landowska, Szigeti, Vegh, Mendelberg gibi müzisyenlerden dinlediklerim oldu. Bu performanslarda (Landowska haricinde) çok az oranda bilimsellik ve akademisyenlik, ancak çok büyük oranda müzisyenlik ve sanatçılık vardır. Bu kayıtlar Bach`ın bütün ruhunu ve ihtişamını günümüze taşımaktadır.Orijinal enstrumanlar ile yapılan kayıtları dinlediğimde bile hissettiğim şeyler buna benzer olmuyor.
Klavsenin Bach müziğini çalmak icin tek doğru klavyeli enstrüman olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Evet, Goldberg Varyasyonları, Fransız Uverturu, İtalyan Koncertosu, Kromatik Fantezi-Füg 2 klavyeli klavsen için yazılmıştır. Ama Envansiyonlar? Katıkssz `Klavikord` müziğidir. 48 Prelüd-Füg ise farklı enstrumanlar için tasarlanmış olmalıdır. 1.Kitaptaki la minör Füg`ün pedallı klavsen veya org için yazıldığını düşünüyorum. Son iki ölçüyü sadece iki el ile çalmak olanaksızdır. Bu eserdeki en ifadeli, en anlamlı parçalar, klavikordun hassas ve `söylemeye` uygun tonunu gerektirmektedir, klavsenin daha sert ve vurmalı etkisindeki tonunu değil. Peki neden o zaman Bach`ı klavikord ile çalmiyorum? Evet, çaliyorum, ancak halk önünde değil. Klavikord çok hassas ve harika bir enstrumandir. Bütün piyanistlere bu çalgıda ustalaşmayı öneriyorum. Öte yandan enstrumandan 5 metre uzakta oturan bir kişi, müziğin ve çalgının zerafetini çok zor farkedebilir. Bu yüzden halk önünde Bach çalmaya başladığımdan beri, normal boyutta bir konser salonunda müziğin gereklerini yerine getirebilecek ve karışık polifonileri en büyük sadelikle duyurabilecek yetenekte olan piyanoyu seçtim.
Ancak hangi enstrumani seçerseniz seçin, stil her zaman en ön sıradadır. Bestecinin dönemi ve o dönemdeki çaliş gelenekleri konusunda bilebildiğimiz kadar çok şey bilmeliyiz. Bach`in müziğini kendi yorumundan dinleyebilsek bu ne harika olurdu! Bununla birlikte, paha biçilmez değerde kaynaklara sahip olmamız sevindirici. (C.P.E. Bach`ın `Klavyeli Enstrumanları Çalma Sanati Üzerine Deneme`si, L.Mozart, Quantz, Couperin`in incelemeleri) Kaynaklardan stil, zevk, artikülasyon, süslemeler, parmak numaraları ve daha birçok konuda çok önemli şeyler öğrenebiliriz.
Bir eseri yorumlamada birçok yol vardır.Bunların hiçbir tanesi tek bir kesin doğru yol değildir. Mesela, tempoyu korumak, her calış için gerekli temel bir niteliktir. Ancak hiçbir müzik için tam doğru denebilicek bir tempo yoktur. Müzisyenin görevi temposunu inandırıcı bir şekilde dinleyiciye ulaştırmaktır. Prelüd-Fügler ile ilgili en gizemli şey, bu eserleri inandırıcı bir şekilde birçok tempo, dinamik, artikülasyon ile çalabilirsiniz, ve her şekilde müziğin büyüklüğü ve yüceliği kendisini gösterir. Bach`ta mutlak gerekli olan bir şey de sadelik, berraklıktır. Çalarken, seçtiğimiz temponun en nota biriminin dahi acelesiz, telaşsız çalınmasına, dinleyiciye anlaşılır gelmesine izin verdiğine emin olmalıyız. Bach çalarken piyanisti bekleyen tehlikelerden birisi de pedaldır. Bach`ta pedalı unutmak gerektiğini söylemek öğretici olacaktır. Ses tonunun rengi için kullanabilirsiniz, ancak çalışınızı bununla gizlememeli, legato yaparken ise bunu ayaklarınızla değil parmaklarınızla başarmalısınız.
Bir Bach eseri çalarken artikülasyonu, basış şeklini, bölümlemeyi (phrasing) seçmek yorumcunun hakkıdır. Ne harika bir fırsat! Süslemeleri kullanmayı anlayabilmek de Bach yorumunun bir diğer önemli kısmıdır. Süsleme, görsel sanatlar ve mimaride olduğu gibi müzik için de vazgeçilmezdir. Gotik bir katedrali, süslemeleri, fresk ve heykelleri olmadan, sadece duvarlarıyla görmek çok ilginç olurdu. Bu büyük sanata olan hayranliğimizi ve aldiğimiz zevki büyük ölçüde azaltacağini da söyleyebiliriz. Başka bir önemli nokta da süsleme formlarının nerede gerekli ve uygulanabilir olduğuna karar vermektir. Aslında birçok eserde daha sade düşünmek ve çalmanın daha uygun olduğu düşünülebilir, ancak bu, o çağın müziğini, sahip olduğu vazgeçilmez özellikleri (çalmanın, keşfetmenin, doğaçlamanın neşesini) görmezden gelmek olur.
Andräs Schiff`in Decca Records`tan cikan "Bach'ın Klavye Eserleri" kayıtlarına yaptığı giriş yazısıdır.
|